Wednesday, January 19, 2011

Betonarme Karkas Yapılarda Malzeme, Tasarım ve Uygulama Hataları

Bir yapının iskeleti anlamına gelen taşıyıcı sistemi hatasız olmalıdır. Yapının mimari projesini çizen mimar tasarım aşamasında yapının taşıyıcı sistemini de düşünür ve projesi ile uyumlu olması için çalışır. Çünkü yapının çeşitli yüklere dayanabilmesi, deprem etkilerine karşı mukavemetli olabilmesi ve yapı içindeki fonksiyona uygun olabilmesi için strüktür sisteminin doğru seçilmesi gerekmektedir. Mimari projede taşıyıcı sistem seçiminde mimarlık mesleği dışında diğer mühendislik bilimlerinden de yararlanılır. Yapının strüktüründe yapılacak olan bir hata yapının yıkılmasına neden olabilir. Yapının taşıyıcı sistemi yapının fonksiyonuna uygun, statik ve dinamik yüküne, çevre etkilerine ve en önemlisi deprem etkilerine karşı mukavemetli olmalıdır. Bunun için yapı imalatında malzeme seçiminin, tasarımın,uygulamanın ve denetimin önemi büyüktür.
Ülkemizde yapı üretiminde kullanılan malzemelerden betonun önemi ve özelliklerinin henüz yeterince bilinmediği görülmüştür. Şantiyede taşıyıcı sistem oluşturmak için üretilen betonlarda standardizasyon ve fabrikasyon denetimi olmadığı ve hazır beton kullanımının öneminin hala anlaşılamadığı tespit edilmiştir. Beton karışım malzemesinin (agrega, su, çimento, donatı ve katkı maddeleri) yapıya uygulanışında mimar, mühendis ve teknik elemanlara da önemli sorumluluklar düşmektedir. Hataların büyük çoğunluğu kullanılacak malzemenin kalitesinden, işçilikten, denetim
eksikliğinden veya bakım koşullarının gerektiği gibi sağlanamamasından kaynaklanmaktadır. Şantiyede üretilen malzemeler özellikle standardizasyon ve belli bir kaliteden yoksun, tümüyle görsel üretim yöntemlerine bağlı olarak yürütülmektedir. Bu tür malzemeyi üreten işçinin belli bir bilimsel eğitimi yoktur. Dolayısıyla betonarme yapılarda malzemeye bağlı üretim hatalarının boyutları büyük olmaktadır (Koçu, 1994).
Betonarme yapılarda beton karışımına giren malzemelerin kaliteli ve istenilen standartta olması gerekir. TS.’de istenilen özelliği taşımayan malzemeler yapıda kesinlikle kullanılmamalıdır. Deprem ve afet bölgelerindeki can ve mal kaybının, büyük çoğunluğu yapı malzemesi kalitesinin düşük olmasından kaynaklanmaktadır. Malzeme hatası sonucu yapılarda çok büyük hasarlar meydana gelir. Bu nedenle yapı malzemesi kalitesinin mimarlar, mühendisler, uygulamacılar ve yapı sahipleri tarafından iyi bilinmesi gerekmektedir (Eriç, 1975).Beton karışımı içerisine giren su, çimento, kum, çakıl, katkı maddeleri oranları, yapısı ve miktarları önemlidir (Anon,1973). Bunun için TS’ye uygun granülometri eğrileri çizilip kum ve çakıl oranları önceden ayarlanmalıdır. Beton
karışımında kullanılacak çimentonun özellikleri iyi bilinmelidir. Çimentonun bağlayıcılığı, içyapı özellikleri, eğilmede-çekme ve basınç mukavemetleri konusunda numuneler alınıp laboratuar deneyleri yapılmalıdır. Aksi durumlarda hatalı beton kullanımı sonucu yapılar çökmektedir.
Kullanılacak agreganın içinde betonun katılaşmasını, mukavemetini olumsuz yönde etkileyen kil vb. hiçbir yabancı madde bulunmamalıdır. Şüpheli durumlarda çimento, agrega, su ve katkı maddeleri mutlaka deneyle kontrol edilmelidir(Anon, 1973).
Betonarme yapılarda agrega ve su kullanılırken dikkat edilmesi gereken hususlar aşağıda belirtildiği şekilde özetlenebilir:
•Deniz kumlarının tozdan, ocak kumlarının ise kilden arınması için yıkandıktan sonra kullanılması,
•Kırma taş malzemelerin yumuşak kalkerden üretilmemesi,
Şantiyelerde gerekli deneyler yapılarak agrega kalitesinin kontrol edilmesi ve granülometri şartlarına uyulması
(Eriç, 1994),
•Beton üretiminde kullanılan katkı maddeleri ve oranları TS.’ ye uygun olmalı,
•Beton karışımında kullanılan su/çimento oranı TS.’ye uygun olmalı, beton dökümü sonrasında betonun sulanması,bakımı ve korunması da TS.’ ye uygun olmalıdır.Mimari projenin yapımı sırasında düşünülmüş olan detayların birçoğunun uygulamada dikkate alınmaması, yapının ucuza mal edilmesi düşüncesi ve yeterli iş makinelerinin kullanılmaması, inşaat müteahhitlerinin tatbikatta yalnız kalışları ve çıkan problemlerin resmi formaliteleri uzatacağı endişesi ile kendi bildikleri doğrultuda halletme yoluna gitmeleri gibi nedenler kalitesiz üretim ve işçiliği ortaya çıkarmaktadır (Koçu, 1990).
Yapılarda taşıyıcı sistem tasarımı önemlidir. Bu konu mimari projeyi çizen mimarları, statik projeyi çizen inşaat
mühendislerini yakından ilgilendirmektedir. Bu nedenle mimar ve inşaat mühendisi arasında uyumlu bir koordinasyonun sağlanmalıdır. Yapının görevini yerine getirebilmesi için statik çözümlerin doğru yapılması ve
şantiyede sıkı bir denetimle yerine uygulanması gerekmektedir. Özellikle ülkemizde uygulanan yapıların bazılarında taşıyıcı sistemlerine önem verilmemekte, yapının satışından daha iyi gelir elde edebilmek endişesi ile boya ve kaplamaları daha ön plana çıkmaktadır. Sonradan yapıda ortaya çıkan çatlamalar, oturmalar veya kırılmalar olduğunda sorumlular aranmakta veya yapının güçlendirilmesi yoluna gidilmektedir.
Bina yapım süreci, tasarım aşamasından üretim ve uygulamanın tamamlanmasına kadar mimarın ve mühendislerin sorumluluğunda süregelen ardışık ve bütünsel bir süreçtir. Bu sürecin gereği olarak yapıya ilişkin her türlü uygulama projesinin ve detaylarının 1/1 ölçeğe kadar uygulama aşamasından önce eksiksiz bir şekilde tamamlanmış olması gerekir. Bu sürece uyulmayınca, uygulamada ortaya çıkabilecek her türlü sorunun yerinde çözülmesi gibi bütünsellikten uzak bir davranış içine girilmekte, sonuçta yapılar niteliksiz, kalitesiz bir hale gelmekte, kısmi çökme ve çatlama olmaktadır (Toydemir, ve dig., 2000).
Mimarlık ve inşaat mesleği dışındaki kişilerin yaptığı inşaatların pek çoğunun kalitesi düşük olmaktadır. Çünkü
malzemenin teknik özelliğinden habersiz olan meslek dışı kişiler fen ve meslek şartlarına uymayarak sadece ucuz yapı maliyetini düşünmektedirler. Yapılarda kullanılması gereken donatılar kullanılmamakta, donatılarda pilyelerin kırılma noktaları çiğnenerek bozulmakta, eksik çimento kullanılmakta, statik ve mimari projelere uyulmamaktadır (Koçak, 1988). Böylece çok iyi tasarlanmış bir mimari projede uygulama hataları ortaya çıkabilmektedir.
*kaynak olarak kocaeli üniversitence yayınlanan bir kaynaktan yararlanılmıştır.

0 yorum:

  © Blogger templates Newspaper III by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP